12

TÜKETİCİ KREDİLERİNDE TÜKETİCİDEN ALINAN MASRAFLAR

Bankalar ve konut finansmanı kuruluşları tüketicilerle yaptıkları çeşitli tüketici kredisi sözleşmelerinde(konut kredisi, taşıt kredisi, evlilik kredisi, ihtiyaç kredisi v.b.) tüketicilerden dosya masrafı, ekspertiz ücreti, ipotek ücreti, yeniden yapılandırma masraf ve komisyonu, ipotek fek ücreti, kredi tahsis ücreti v.b. adlar adı altında çeşitli paralar tahsil etmektedirler. Alınan masraflar soyut değil içeriği somutlaştırılmış olmalıdır. Uygulamada bankaların ve finansman kuruluşlarının ödenen bu masrafların ileride talep edilmeyeceğine yönelik beyanlar almak veya sözleşmede masraf alınabileceğinin yazılması alınan masrafları asla haklı kılmaz. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, Türk Borçlar Kanunu, yerleşik Yargıtay uygulaması da alınan masrafların zorunlu gider olmadığı ancak haklı, makul ve belgelendirilmiş olma şartıyla tahsil edilebileceğini desteklemektedir. Düşük faiz oranları ile kredi kullandıran Bankalar zorunlu giderleri olmamasına rağmen kazanç elde etmek amacıyla bu masrafları tahsil etmektedirler. 

Bu sebeplerle Zorunlu masraf olmayan, haklı -makul olduğu belgelendirilmeyen masrafların iadesi her halde istenebilmektedir. 

 

KAZALARDAN DOĞAN TAZMİNAT HUKUKU

Güvenlik, konfor, rahatlık, dakiklik, çevre kirliliği, arazi kullanımı, gürültü, enerji tüketimi, alt yapı maliyeti ve kazalar açısından ulaşım sistemleri arasında; demiryolu ulaşımı, karayolu ulaşımına karşı çok ciddi avantajlar sağlamaktadır. Avrupa’da yapılan bir araştırmaya göre; ulaştırma sistemlerinde ölüm riski 1 milyar yolcu-km başına demiryollarında 17 iken, karayollarında 140; yaralanma riski demiryollarında 41 iken, karayollarında 8.500–10.000’dir. Şu anda Avrupa’da kara ulaşımının %77’sini karayolu taşıması oluşturmaktadır. Ancak bu durum; beraberinde karayolunda sıkışıklık, kazalar, kirlilik gibi önemli tehlike ve riskleri gündeme getirmektedir. 

Trafik kazası sonucu maddi ve manevi zarar gören mağdurun ve/veya mağdurun vefatı halinde yakınlarının maddi zararının tazmini konusu ülkemizde dava konusu yapılan en yaygın hukuki sorunlardan birisidir. 

Trafik kazaları çoğu zaman organ ve uzuv yaralanmaları ya da kayıplarıyla sonuçlanabileceği gibi bazı durumlarda da ölümle neticelenebilir. Bu durumlarda kayba uğrayanın kendisi veya ölüm halinde murislerinin (mirasçıların) uğradığı maddi ve manevi zararları telafi edebilmelerinin birçok yolu bulunmaktadır. 

Trafik kazalarında ölüm ve yaralanmalar nedeniyle tazminat ödemekle yükümlü sigorta şirketlerinin, tazminat ödememek veya ödemeyi olabildiğince geciktirmek için türlü yollara başvurdukları, yasalara ve Yargıtay’ın yerleşik kararlarına aykırı bir davranış içinde bulundukları, yasal düzenlemelerde yeri bulunmayan gereksiz belgeler istedikleri, düşük miktarlı tazminat tutarlarını kabule zorladıkları, ibranamelerle kişileri hak arayamaz duruma düşürmeye çalıştıkları yıllardan beri bilinen bir gerçektir. Sigorta şirketlerinin tazminat ödememek, ödemeleri uzun süre geciktirmek veya gerçek zararın çok altında düşük miktarlı tazminat ödemek için  (yasal düzenlemelere ve yerleşik içtihada aykırı olarak) başvurdukları yollardan, zarar görenlerin korunması ve doğru bilgilendirilmeleri için Derneğimiz ve Başkent Hukuk Merkezi (http://www.baskenthukukmerkezi.com/)  arasında mutabakata varılmıştır.

Okunma Sayısı: 3098
resim